B1 Seviye

İngilizcede Kendine Zaman Ayırma İfadeleri

Başlıktan da anlaşılacağı üzere bu yazımızda İngilizcede kendine zaman ayırma hakkında kullanılan yaygın konuşma kalıpları ve ifadeleri derlenmiştir.

to be overwhelmed

“bunalmış olmak, bunalmak” gibi anlamlara gelir.

I have a lot of work at this week. I am very overwhelmed!
Bu hafta çok işim var. çok bunaldım!
I feel overwhelmed because of all my deadlines!
Tüm teslim tarihlerim yüzünden bunalmış hissediyorum!
Feeling overwhelmed is certainly a big stress factor.
Bunalmış hissetmek kesinlikle büyük bir stres faktörüdür.
Thomas is very overwhelmed right now.
Thomas şu anda çok bunalmış durumda.
İngilizcede Kendine Zaman Ayırma

to unwind

“gevşemek” anlamına gelir. Özellikle yoğun bir dönemin ardından rahatlamaktan bahsetmek için kullanılmaktadır. Böylesi durumları ifade ederken genellikle sakinleştirici bir etkinlik de bahsedilir.

I usually unwind by reading a book.
Genellikle kitap okuyarak gevşerim.
I like to unwind listening to music before bed.
Yatmadan önce müzik dinleyerek gevşemeyi severim.
When I am overwhelmed, playing video games helps me to unwind.
Bunaldığımda, video oyunları oynamak gevşememe yardımcı oluyor.
Nice music and pleasant smells will help you relax and unwind!
Güzel müzik ve hoş kokular rahatlamanıza ve gevşemenize yardımcı olacaktır!

to have a lot on

“çok yoğun olmak, çok işi olmak” gibi anlamlara gelir.

I have a lot on at the moment, so I can’t go to the cinema.
Bu aralar çok işim var o yüzden sinemaya gidemiyorum.
I have a lot on my mind other than this issue.
Bu konu dışında aklımda çok şey var.
I have a lot on at these days. I can’t go out of the house.
Bu günlerde çok işim var. Evden dışarı çıkamıyorum.
Brad have a lot on at the moment, so he can’t come to our party.
Brad’in şu anda çok işi var, bu yüzden partimize gelemez.

to make time for

“zaman ayırmak” anlamına gelir.

At the weekend my wife and I like to make time for ourselves.
Hafta sonları karım ve ben kendimize zaman ayırmayı severiz.
Do not forget to make time for yourself to relax.
Dinlenmek için kendinize zaman ayırmayı unutmayın.
It shouldn’t be so difficult to make time for the people you love.
Sevdiğiniz insanlara zaman ayırmak bu kadar zor olmamalı.
Anna, you need to make time for your mother.
Anna, annene zaman ayırman gerekiyor.

to put pressure on oneself

“kendine baskı yapmak” anlamına gelir.

Tom puts a lot of pressure on himself to succeed at university.
Tom üniversitede başarılı olmak için kendine çok baskı yapıyor.
I put a lot of pressure on myself to be successful in the exam.
Sınavda başarılı olmak için kendime çok baskı yapıyorum.

me time

“kendine ayırdığın zaman” anlamına gelir. Bu ifade kendimize odaklanmaya ayıracağımız zamandan bahsetmek için kullanılır. Bunaldığımızı hissettiğimizde bunu yapmak önemlidir.

I have been really busy lately, I need some me time!
Son zamanlarda gerçekten çok yoğunum, biraz kendime zaman ayırmaya ihtiyacım var!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyicisi :'(

Sitenin varlığını sürdürebilmesi adına reklam engelleyicinizi (Adblocker) kapatmanızı rica ediyoruz.