B1 Seviye

If Clause Type 3 Konu Anlatımı

İngilizcede If Clause Type 3 kalıbı ile geçmişte kalmış ve artık gerçekleşmesi mümkün olmayan olaylar ve bu olayların hayal edilmiş sonuçları anlatılır.

If Clause Type 3

İngilizcede Type 3 cümleleri ile varsayımsal bir anlatım sağlanır ve geçmişte kalmış durumlardan bahsettiği için haliyle sonucun herhangi bir şekilde değiştirilmesi imkansızdır.

Bu yapı ile her zaman olmasa da çoğunlukla geçmiş bir duruma veya davranışa ait bazı pişmanlıklar anlatılabilir ve her şeyin farklı olması durumunda hayal edilmiş sonuçlar ifade edilebilmektedir.

Type 3 karşımıza en çok if + Past perfect tense (Mişli Geçmiş Zaman), Would have + V3 Geçmiş Zaman Ortacı (Sıfat-Fiili) şeklinde kurularak çıkar.

Keza could have V3 kalıbı kullanılarak geçmişe ait gerçek olmayan durumlar ile bağlantılı beceri ve might have V3 kalıbı kullanarak geçmişe ait gerçek olmayan durumlar ile bağlantılı yetenek ifade etmek için kullanılabilir.

If ClauseMain Clause
If + Past Perfect Tensewould have + V3
If + Past Perfect Tensecould have + V3
If + Past Perfect Tensemight have + V3

Yukarıdaki tabloda gösterilen yapıların tek ya da her iki tarafına “not” ekleyerek olumsuz type 3 cümleleri yapılabilir. Bu kalıplar genellikle kaynaştırılır:

had + not = hadn’t
would + not = wouldn’t

Ayrıca belirtmek gerekir ki ana cümle (main clause) ve şart cümlesi (if clause) cümlenin her iki tarafında da yer alabilir.

Type 3 Örnek Cümleler

If Real Madrid had played better, it would have won the match.
Real Madrid maçı daha iyi oynasaydı kazanırdı.
Anna would have gone to university if she’d had more money.
Anna daha fazla parası olsaydı üniversiteye giderdi.
Anna and I would have gotten married if I hadn’t been so stupid.
Anna ve ben bu kadar aptal olmasaydım evlenirdik.
If I had worked harder, I would have gotten a promotion.
Daha çok çalışsaydım, terfi alırdım.
If Anna had seen me, she wouldn’t have said hello.
Anna beni görmüş olsaydı, merhaba demezdi.
If I’d worked harder, I would have passed the exam.
Daha çok çalışsaydım, sınavı geçebilirdim.
Kevin might have gotten the job if he had arrived on time for the interview.
Kevin, görüşmeye zamanında gelseydi işi alabilirdi.
I might have been an actor if I’d grown up in Hollywood.
Hollywood’da büyümüş olsaydım aktör olabilirdim.
We wouldn’t have got wet if I hadn’t forgotten my umbrella.
Şemsiyemi unutmasaydım ıslanmazdık.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

İlgili Makaleler

Başa dön tuşu

Reklam Engelleyicisi :'(

Sitenin varlığını sürdürebilmesi adına reklam engelleyicinizi (Adblocker) kapatmanızı rica ediyoruz.