The Dove and the Ant

Bu yazımızda, “Güvercin ve Karınca” masalının yani, “The Dove and the Ant” hikayesinin basit bir sürümünü derledik.

Once, in a sunny meadow, a Dove was drinking water by a stream. The world seemed calm and quiet.

Bir zamanlar, güneşli bir çayırda, bir Güvercin dere kenarında su içiyormuş. Dünya sakin ve sessiz görünüyormuş.

Nearby, an Ant was walking. She lost her balance and fell into the water. She tried to swim, but the water was too strong. “Help! Help!” she cried.

Yakınlarda bir Karınca yürümekteymiş. Dengesini kaybedip suya düşmüş. Yüzmeye çalışmış ama su çok güçlüymüş. “İmdat! İmdat!” diye bağırmış.

The Dove saw the Ant and wanted to help. She picked up a small leaf and dropped it near the Ant. The Ant climbed onto the leaf and was safe again. “Thank you, kind Dove!” said the Ant.

Güvercin Karınca’yı görünce yardım etmek istemiş. Küçük bir yaprak alıp Karınca’nın yanına bırakmış. Karınca yaprağın üzerine tırmanmış ve tekrar güvende olmuş. “Teşekkür ederim, nazik Güvercin!” demiş Karınca.

Later, as the Dove was perched on a branch, a hunter sneaked up with a gun, aiming at the unsuspecting bird. The Ant noticed the danger and bit the Hunter on his bare foot.

Daha sonrasında, Güvercin bir dalın üzerine tünemişken, bir Avcı silahıyla gizlice yaklaşmış ve masum kuşa nişan almış. Karınca tehlikeyi fark etmiş ve avcıyı çıplak ayağından ısırmış.

The little Ant had repaid her debt, proving that no act of kindness, no matter how small, is ever wasted.

Küçük Karınca borcunu ödemiş ve ne kadar küçük olursa olsun hiçbir iyiliğin boşa gitmediğini kanıtlamış.
The Moral of the Story

🇺🇸 One should seize the opportunity to do good when it presents itself.
🇹🇷 Kişi, karşısına iyilik yapma fırsatı çıktığında bunu değerlendirmelidir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu